Ana içeriğe atla

Rüya

Uzun ve hareketli geçen bir günün ardından hepimiz kendimizi ya uykuya ya da duşa atarız. Ben uykuyu seçtim. Düşüncelerim çok fazladır. Birini üzecek bi şey yapmışsam ve o an fark etmemişsem bunu günü değerlendirirken hatırlarım mesela.. Her günü üşenmeden düşünürüm. Neler yaşadım hepsini aklıma kazırım ve iyi, kötü ne yaşadıysam, hissettiysem unutmam. İnsanların söyledikleri değil de yüz ifadeleri kalır çoğu zaman aklımda. Bu ifadeler zaten iyiyi kötüyü belli eder.. Telefonuma son kez bakıp sessize aldım ve gözlerimi kapattım. Uyuyana kadar düşünürüm zaten. Bu aralar aklımı çok meşgul eden şeyleri düşündüm yine; farklı okul, büyük sınavlar, sevdiğin insanlardan uzaklaşmak. Bahsetmiştim sizlere yakın hatta en yakın arkadaşlarımdan uzakta olacağımı ve en büyük korkumun da onlar için önemsiz biri olmak olduğundan. Rüyamda buluştuğumuzu ve onunla ilgili bildiğim her şeyin değiştiğini gördüm. En büyük korkumu yani. Hakkında hiçbir şey bilmeyen yabancı biri olmuşum aylar içerisinde. Bağırarak uyandım. Kalkıp yüzümü yıkadım. Gördüğüm en gerçek ve beni en çok etkileyen rüyaydı sanırım. Uyandığımda mesajlara bakarım genelde, yine öyle yaptım. En yakın arkadaşımın rüyama benzer bir şey söylemesiyle her şey bitti demem bir oldu. Berbat bir şey. Yaşayan anlayabilir sadece. En sevdiği insanın hayatıyla ilgili her şeyi sonradan öğrenmenin ne kadar önemsiz hissettirdiğini. Şakaymış Allah'tan. Yoksa gidip onu orda boğacaktım ya. İnsanın kalbine indirecek aptal. Korkumla yüzleşmek hem de bu kadar erken çok üzücüydü. Ne kadar çok severseniz o kadar çok korkuyorsunuz kaybetmekten. Ama yine de sevin..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ENGELLİ ADAYLARI

Bir önceki yazımda mutlu olmak ya da olmamak size kalmış bir şey demiştim. Evet hala öyle söylüyorum ama insan engelli olmayı kendisi seçmez, seçemez. Şimdi size geçen sene yazın başımdan geçen bir olayı anlatacağım : Anneanneme gitmek için otobüse bindim. Öğle saatleri olmasına rağmen çok kalabalıktı. 25 yaşlarında, beyaz tenli, mavi gözlü bir kadın bindi otobüse ve benim yanıma doğru yürüdü. Kalkıp yer verdim ve işte size bunu anlatmama sebep olan şey gerçekleşti: Ellerini kullanarak bana teşekkür etmek istedi. Sanırım öyleydi çünkü işaret dili bilmiyorum ve yüz ifadesinden bunu çıkarabildim. Gülümseyerek karşılık verdim ve çok geçmeden indim. O bayana cevap verebi...

Vicdanının Sesi

Selamlar!! Malum okullar başlıyor, hepimize iyi haftalar diliyorum :( Allah'tan okulu sevdirecek biri var hayatımda yoksa ölüm gibi geliyor. Hepinize kolay gelsin ;) Vicdanımızla yüzleşmekle ilgili yazımı okuyabilirsiniz devamında.. Yarın ve diğer gün benim için üzücü ve tuhaf bi gün olacak. Ne sevdiğim belli ne sevmediğim dediğim birinin ölüm günü. Vicdanım öyle büyük ki kimseden nefret edemiyorum. Bu konuda anneme çok benziyorum ve sinir oluyorum bu özelliğime. Sana yapılacak en büyük kötülükleri yapmış biri için insan nasıl üzülür bilmiyorum ama ben üzülüyorum. Üzüldüğüm için kendimi kötü hissediyorum. İçimdeki lanet sesim susmuyor. Hayatım boyunca kimseye kin tutamadım. K...

Birikinti

Sorunların su gibi aktığı, çığ gibi büyüdüğü, ateş gibi yaktığı sürpriz dönemler vardır hayatımızda. Zaten hayat denilen şey planlarımızın tersinde giden olaylar bütünü değil midir? En hassas olduğumuz anlarda, artık daha fazlası olamaz dediğimiz anlarda... Özellikle de bu anlarda olmaması gereken ne kadar kötü şey varsa olur ve kendinizi depresyona sürüklenmiş bir şekilde bulursunuz. Ben bir aydır depresyonda olduğumu daha yeni fark ettim. Artık siz düşünün ne kadar çok şeyle uğraşmak zorunda kaldıysam. Ufacık şeyler büyüdü, dağ oldu. Güçlü olmaya çalıştıkça daha da çok yıprandım. Kendime bile yalan söylemişim iyi olduğum konusunda. Geçmişim ve geleceğim arasında sıkıştım kaldım. Kabus görmekten yoruldum.(Ne zaman bir şeylerden korksam kabus görürüm.) Yüzüme baksanız özellikle de gergin ve ciddi olduğum anlarda üzülebiliyor mu acaba diye düşünürsünüz. Bu soruyu birçok insandan duydum daha önce. Evet. Üzülebiliyorum hatta yıkık dökük olabiliyorum ama güçlü durmak zorundayım. Bu da beni...