Selamlar!! Malum okullar başlıyor, hepimize iyi haftalar diliyorum :( Allah'tan okulu sevdirecek biri var hayatımda yoksa ölüm gibi geliyor. Hepinize kolay gelsin ;)
Vicdanımızla yüzleşmekle ilgili yazımı okuyabilirsiniz devamında..
Yarın ve diğer gün benim için üzücü ve tuhaf bi gün olacak. Ne sevdiğim belli ne sevmediğim dediğim birinin ölüm günü. Vicdanım öyle büyük ki kimseden nefret edemiyorum. Bu konuda anneme çok benziyorum ve sinir oluyorum bu özelliğime. Sana yapılacak en büyük kötülükleri yapmış biri için insan nasıl üzülür bilmiyorum ama ben üzülüyorum. Üzüldüğüm için kendimi kötü hissediyorum. İçimdeki lanet sesim susmuyor.
Hayatım boyunca kimseye kin tutamadım. Kötülük yapana bile iyilikle karşılık verdim. İnsanların 'Sen salak mısın?' demesini umursamadım. Ben buyum işte ne yapabilirim ki? Nasıl değiştireyim kendimi? Kötü bir şey mi herkese iyilik yapmak? Bu beni salak mı yapar?............
Bu kadar soru zihnimi günlerce meşgul etti. Hayatı hep sorguladım, sorgularım ama bu çok fazlaydı. Düşündüm.. Düşündüm...
İnsan olan benim ve kendimle gurur duyuyorum. Vicdanınızı dinleyin. Kalbiniz olsun. Duygularınızı ikinci plana atmayın ve asla iyilik yapmaktan vazgeçmeyin.
Bir önceki yazımda mutlu olmak ya da olmamak size kalmış bir şey demiştim. Evet hala öyle söylüyorum ama insan engelli olmayı kendisi seçmez, seçemez. Şimdi size geçen sene yazın başımdan geçen bir olayı anlatacağım : Anneanneme gitmek için otobüse bindim. Öğle saatleri olmasına rağmen çok kalabalıktı. 25 yaşlarında, beyaz tenli, mavi gözlü bir kadın bindi otobüse ve benim yanıma doğru yürüdü. Kalkıp yer verdim ve işte size bunu anlatmama sebep olan şey gerçekleşti: Ellerini kullanarak bana teşekkür etmek istedi. Sanırım öyleydi çünkü işaret dili bilmiyorum ve yüz ifadesinden bunu çıkarabildim. Gülümseyerek karşılık verdim ve çok geçmeden indim. O bayana cevap verebi...
Yorumlar
Yorum Gönder