Yeniden merhabalar arkadaşlar. Özledim bir şeyler paylaşmayı. Okulun ilk haftası çok güzeldi benim için. Sevdiklerin yanındayken okul BİLE en güzel yer gibi geliyor insana. Umarım sizin de güzel geçmiştir. Malum 14 Şubat bugün. Hiç kutlayamadım şahsen :D Sevgilim olsa da kutlamayı isteyeceğimi sanmıyorum. Özel günler sadece bana özel olmalı. Tamam odunum kabul.. Beni böyle kabul edin lütfen ;)) Hepinize iyi hafta sonları diliyorum. Plan yapın hava güzelken. Deniz kenarı birinci sırada olmalı bence. Yazımın devamını okuyabilirsiniz. Tekrar görüşmek üzere...
Eskisi yoktur bunun. Eski arkadaşım dediğim vardır ama hiçbir dostuma "eski" demem. Dostluk hep yenidir. İlk gün ki gibi hissedersin hep. Öyle mutlu, samimi, huzurlu ve güvende. Sarıldığında, omzuna başını koyduğunda hep hep hep aynı hissedersin. Araya yıllar, mesafeler hatta insanlar girer. Ne olursa olsun hep yepyeni kalırsınız. Sevgi öyle bir şey ki hepsinin önünde dipçik gibi duruyor, zırh gibi sarıyor sizi. Hiçbir şey engel olamıyor dostluğa. Bunun için çok sevmek, emek vermek gerek. Ölesiye sevmek gerek hatta. Onun için yapamayacağınız şey olmamalı. Bir şey sorarken üzülür mü diye düşünmelisiniz. Doğumgününe aylar varken bile planlamalısınız ne alacağınızı. İki bedende tek ruh olmalısınız. "KORO MİSALİ, AĞZINIZDAN AYNI KELİMELER DÖKÜLMELİ AYNI ANDA." Kokusunu içinize çekip nefessiz kalmayı göze almalısınız. Tek amacınız çok mutlu etmek olmalı. Mutlu olmayı değil mutlu etmeyi öğrendiğinizde kusursuz bir seviyeye ulaşırsınız. İnsan kendini ikinci plana attığı zaman birini çok sever ancak.
Hepinizin eski dosta değil "ESKİMEYEN DOST"'a sahip olmasını diliyorum.. En güzel 14 Şubat mükemmel dosta sahip olduğunuz bence ;) Bu şarkı bu yazının en güzel açıklaması.. Dinlemenizi tavsiye ederim.
m.youtube.com/watch?v=6jwZigGzL3M
Bir önceki yazımda mutlu olmak ya da olmamak size kalmış bir şey demiştim. Evet hala öyle söylüyorum ama insan engelli olmayı kendisi seçmez, seçemez. Şimdi size geçen sene yazın başımdan geçen bir olayı anlatacağım : Anneanneme gitmek için otobüse bindim. Öğle saatleri olmasına rağmen çok kalabalıktı. 25 yaşlarında, beyaz tenli, mavi gözlü bir kadın bindi otobüse ve benim yanıma doğru yürüdü. Kalkıp yer verdim ve işte size bunu anlatmama sebep olan şey gerçekleşti: Ellerini kullanarak bana teşekkür etmek istedi. Sanırım öyleydi çünkü işaret dili bilmiyorum ve yüz ifadesinden bunu çıkarabildim. Gülümseyerek karşılık verdim ve çok geçmeden indim. O bayana cevap verebi...
Yorumlar
Yorum Gönder